Tükenmişliğe karşı dijital detoks!

0
1

Günümüzde ekran kullanımının hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini belirten uzmanlar, ancak uzun süreli ve kontrolsüz kullanımın birçok soruna neden olduğunu söylüyor.

Eran kullanımının uyku düzeni, dikkat, sosyal ilişkiler ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “İş bitiminde, telefon ve diğer dijital mecralardan uzak durmak, tükenmişlik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz durumların önüne geçer.” dedi. Minimalizm ve ekran kullanım sürelerinin sınırlandırılmasının, hem yetişkinlerin hem de çocukların zihinsel ve fiziksel sağlığı için kritik önem taşıdığını vurgulayan Çevirir, çocuklarda aşırı dijital içeriklerin, dikkat eksikliği ve akademik performans kaybına yol açabileceği uyarısını yaptı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, dijital detoksun önemi, ekran kullanımının hem yetişkinler hem de çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ve dijital alışkanlıkları sınırlamanın faydaları hakkında bilgi verdi. 

İş, uyku veya ilişkiler bozuluyorsa dijital detoks zamanı gelmiş demektir: Sosyal işlevsellikte, mesleki yaşamda, romantik ilişkilerde, uyku düzeninde veya iştahımızda bozulmalar gözlemlediğimizde, dijital detoks zamanı gelmiş demektir. Aksi takdirde ekran bağımlılığı hayat kalitemizi ciddi şekilde düşürebilir.

İş sonrası cihazlardan uzak durmak tükenmişliği önler: Ekran karşısında çalışanlar için dijital detoksun, özellikle iş dışındaki zamanlarda cihazlardan uzak kalmayı içerir. İş bitiminde, telefon ve diğer dijital mecralardan uzak durmak, tükenmişlik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz durumların önüne geçer.

Hayatında dingin ve tatminkâr hissetmek, işine de olumlu yansır. Uzun ekran kullanım süreleri, uyku döngüsünü bozabilir ve haz odaklı, tüketim temelli bir yaşam biçimine yönlendirebilir. Sosyal medyada kısa videolar ve sürekli içerik tüketimi, dikkati odaklamayı zorlaştırır ve kişiyi sürekli bir haz arayışına sokar. Bu durum, uyku, sosyal ilişkiler, romantik ilişkiler, egzersiz ve yemek alışkanlıkları gibi temel yaşam alanlarından feragat edilmesine yol açabilir. Örneğin yemek yerken telefonu başucuna koymak, yemeğin tadını çıkarmayı engeller ve yemek deneyimi de tüketim odaklı hale gelir.

Ekran süresi, serotonin ve dopamin dengesi için sınırlandırılmalı: Kişi, sosyal medya veya dijital mecraları belirli saatlerde kullanmayı, spor, sosyal etkileşim ve diğer aktiviteleri planlamayı tercih edebilir, böylece, ‘rebound etkisi’ denilen, uzun süre yoksun kaldıktan sonra aşırı tüketme riski azalır. Sosyal medya ve ekran kullanım süresi, izin verdiğimiz ölçüde üzerinde olumlu veya olumsuz etkilere sahiptir. Uzun süreli ekran kullanımı, REM uykusuna geçişi zorlaştırabilir ve geç saatlerde acıkmaya yol açabilir. Beyin ve bağırsak arasındaki ilişki, serotonin ve dopamin dengesi açısından da ekran süresinin sınırlanmasını gerektirir.

Dijital detoks, odaklanma ve uyku kalitesini artırmada etkili bir araç: Akşam saatlerinde, gün boyunca telefondan çalıştıktan sonra tekrar cihazlara yönelmek, odaklanma ve enerji yönetiminde problemler yaratabilir. Dijital detoks, odaklanmayı artırmak, uyku kalitesini korumak, kaygı ve stresi yönetmek ve bilişsel becerileri sürdürmek için etkili bir araçtır. Bu süreç, birebir sosyal ilişkilerle desteklendiğinde hem kişisel hem de profesyonel yaşamda verimliliği artırır.

Aşırı dijital içerik, çocukların dikkat, sosyal ilişkiler ve akademik performansını olumsuz etkileyebilir: Çocuk ve ergenlerde uzun süreli ekran kullanımının, gelişimsel açıdan bazı riskler taşıdır. Bu dönemde çocukların kendi kendilerini oyalayabilme ve boşluklara tahammül etme becerileri gelişmelidir. Aşırı dijital içerik, bu becerilerin gelişimini engelleyebilir ve dikkat eksikliği, hiperaktivite, sosyal ilişkilerde zayıflık veya akademik performansta düşüş gibi sonuçlara yol açabilir.