Moda ve Sanat Bir Arada

0
52

Doğru tasarımları özgür hayal gücüyle buluşturan moda tasarımcısı Emre Erdemoğlu ile şarkılarını severek ve coşkuyla dinlediğimiz Tarkan’nın 2026 yılı konserleri için tasarladığı sahne kıyafetlerine dair bir röportaj gerçekleştirdik. Eylem Şimşek

Emre Erdemoğlu

Stilin sadece güzel görünmek değil; bir karakter yaratmak olduğunu savunan Erdemoğlu tasarımın bir ruhu olması kıyafeti giyen kişinin de onun içinde bir role bürünmemesi, aksine kendi gücünü daha net hissetmesi gerektiğini vurguluyor. Zamansızlık, güçlü siluetler ve hikâyesi olan detaylar modacının estetik dilinin temelini oluşturuyor. Göze çarpan ama bağırmayan, iddialı ama zarif bir denge. En çok peşinde olduğu şey bu.

Keyifli okumalar! 

Öncelikle Tarkan ile bir araya geliş hikayenizi dinlemek isteriz, kostüm hazırlama fikri nasıl gelişti?

Tarkan’la yollarımız aslında müzik ve sahne estetiğine bakışımızın kesiştiği bir noktada buluştu. O sadece şarkı söyleyen bir sanatçı değil; sahnede bir karakter yaratan, her performansında bir ruh hali taşıyan biri. Ben de tasarımlarımda her zaman bir karakterin hikâyesini anlatırım. Bu ortak dil bizi bir araya getirdi. Kostüm hazırlama fikri, onun sahnedeki enerjisini daha da görünür kılma isteğiyle doğdu. Amacımız sadece şık görünmesi değildi; hareket ettikçe yaşayan, ışıkla birlikte değişen ve müzikle nefes alan tasarımlar yaratmaktı. Yani kıyafet değil, sahnenin bir parçasını tasarladık.


Hazırladığınız sahne kostümlerini tasarlarken bu süreçte nelerden ilham aldınız?

En büyük ilhamım yine Tarkan’ın sahnedeki gücü ve karizması oldu. Sahnedeki duruşu çok net: güçlü ama zarif, iddialı ama asla abartılı değil. Bu dengeyi kıyafetlere de taşımak istedim. Ayrıca ışık çok önemliydi. Konser ışıkları altında kumaşın nasıl parlayacağı, hareket ettikçe nasıl akacağı, uzaktan nasıl bir siluet yaratacağı… Hepsini sahnedeymiş gibi düşünerek tasarladım. Biraz rock yıldızı tavrı, biraz zamansız erkek şıklığı ve biraz da sahne ihtişamı diyebilirim.


Hangi materyalleri kullandınız daha çok?

Sahne kostümünde en kritik konu hem görsel etki hem de hareket özgürlüğü. Bu yüzden formunu koruyan ama vücutla birlikte hareket eden özel dokumalar kullandık. Deri , işleme, troklar , boncuklar kullandık. Ama hafif yüzeyler, parlak dokular, ışığı yakalayan özel materyaller tercih ettim. Bazı parçalarda metal aksesuarlar ve özel işçilik detayları da kullandık ama her zaman bir denge vardı. Amacımız “kostüm” gibi değil, sahnede doğal bir güç alanı gibi görünmesiydi. Daha sanat eseri gibi parçalar kurguladım. 


Toplamda kaç parça hazırladınız, birlikte karar verdiğiniz tasarımlar da oldu mu?

Bir konser süreci olduğu için tek bir kostüm değil, bir sahne gardırobu oluşturduk diyebilirim. Birden fazla kombin ve alternatif parça çalıştık. 8 – 9 look hazırladık. Son konserine kadar farklı günlerde sürekli değişilerek giyildi, Her birinin sahnedeki farklı anlara hizmet etmesini istedik. Ve evet, bu tamamen ortak bir süreçti. Tarkan neyin içinde kendini güçlü ve rahat hissettiğini çok iyi biliyor. Ben tasarımları oluştururken onun yorumları da sürecin önemli bir parçası oldu. Bu yüzden ortaya çıkan her parça hem benim estetik dilimi hem de onun sahne ruhunu taşıyor.


Hem farklı hem de yenilikçi olmak zor değil mi?

Zor ama aynı zamanda çok heyecan verici. Ben zaten tasarım yaparken “daha önce yapılmış olanı” tekrarlamakla ilgilenmiyorum. Hikâye anlatmak istiyorum. Hikâye değişince form da değişiyor, detay da değişiyor. Yenilik benim için sadece farklı görünmek değil; kişiye, ana ve duyguya özel bir şey yaratmak. Sahne gibi güçlü bir alanda çalışırken risk almak gerekiyor ama o risk sahnede büyüye dönüşüyor.


Şüphesiz her söylediği şarkı çok kıymetli, peki size kendinizi en özel hissettirdiği ya da anısı olan bir parçayı sorsak?

Bazı şarkılar var ki sahnede söylenirken sadece müzik olmaktan çıkıyor, bir duyguya dönüşüyor. Özellikle duygusal yoğunluğu yüksek parçalarda sahnedeki atmosfer, ışık, seyircinin enerjisi ve kostümün o ana eşlik etmesi beni çok etkiliyor. Bir tasarımcının kıyafetinin, bir şarkının hafızasında yer alması çok özel bir his. O anlarda moda ve müzik gerçekten birbirine karışıyor.