Küba asıllı sanatçı José Parlá’nın Türkiye’deki ilk sergisi ”ISTHMUS” açıldı.

0
63
José Parlá

José Parlá, şehirlerin ruhunu yansıtan eserleriyle günümüzün kolektif hafızasına katkıda bulunan çağdaş sanatçılardan olan José Parlá’nın İstanbul’a adadığı ISTHMUS sergisi galeri ISTANBUL’74’te sanatseverlerle buluşuyor. Eylem Şimşek

1999’da İstanbul’u ilk kez ziyaret ettiğinde, insanlara ve içinde yaşadıkları güzel çevreye hayran kaldığını söyleyen Parlá, bu kentle arasında yakın bir bağ hissetmiş. Çünkü, ona bir şekilde anne ve babasınn doğduğu şehir olan Havana’yı anımsatmış. İstanbul Boğazı’nın enerjisi, kentin surları ve mabet duvarlarındaki hat eserlerinin kendisinde ilk görüşte ilham vermiş. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hattatların nasıl bir hayatları olduğunu merak etmiştim ve o zamandan beri hep dünya tarihinin bu usta hattatlarının yarattığı kültüre saygı duruşu niteliğinde bir proje yapmanın hedeflemiş. Ve şimdi José Parlá hayalini kurduğu bu sergiyle karşımızda!

ISTHMUS sergisi, José Parlá’nın estetik ve kültürel ifade aracı olan kaligrafik imge üretim biçiminin çok yönlü yansımalarından oluşuyor. Asya ve Avrupa kıtalarını fiziksel olarak birbirine bağlayan bir kara parçası olarak İstanbul, Parlá için, sembolik ve metaforik anlamda Doğu ve Batı kültürlerini birleştiren bir köprü işlevi görüyor. José Parlá’nın, İstanbul coğrafyasından ilham alarak ve “yaşadığı yere ait bir hat sanatının nasıl olabileceğini, gelecek kuşaklar için neyi temsil edebileceğini hayal ederek” yarattığı sergide, sanatçının özel olarak ürettiği kağıt üzerine işleri, resimleri ve Turkiye’de Gorbon tarafindan üretilen seramik eserleri yer alıyor.

Sanatçı, ISTHMUS’ta binlerce yıllık kentin tarihi hat sanatı geleneği ve kaligrafi belleğine Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi gibi tanınmış müze ve koleksiyonlardan aldığı ilhamla göndermeler yapıyor. Sanatçının yapıtları dünya duvarlarının baş döndürücü yükü ve kamusal, özgür ifade zenginliğini bütünüyle devralıyor. Parlá, kullandığı ısrarcı, tutkulu ama samimi üslûp ile duvarın hangi tarafında durduğumuza, içinde yaşadığımız mekanda neyi gördüğümüz ve dillendirdiğimize dair hayli zorlu sorular yaratıyor. Sanatçı, İstanbul projesi ISTHMUS ile bu tarihi kente kaligrafinin ve graffitinin kendine özgü dünyalarını aynı anda taşımayı başarıyor.

Gittiği küresel şehirlerin “yaşayan dokularını” eserlerine sindirip yansıtan José Parlá’nın yapıtları, Londra’daki British Museum ve Küba’nın başkenti Havana’daki Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi gibi saygın kurumların koleksiyonlarında yer alıyor. Parlá’nın yapıtları ayrıca, the Neuberger Museum of Art (New York, 2018), the SCAD Museum of Art (Savannah, 2017), the National YoungArts Foundation (Miami, 2016) ve the High Museum of Art’da (Atlanta, 2015) düzenlenen kişisel sergilerde, sanatseverlerle buluştu. Jose Parlá’nın yapıtlarının yer aldığı diğer karma sergiler ve bienaller arasında ise, Beyond The Streets, New York (2019), GLASSTRESS 2019 Venedik Bienali paralel sergisi, University of Michigan U-M Museum of Art (2017), Neuberger Museum of Art, Purchase, New York (2016), Van Every / Smith Galleries, Davidson College (2016) ve The Havana Biennial (2012) yer alıyor.

Akaretler Sıraevler 1-3’de açılan ISTHMUS sergisini 28 Eylül tarihine kadar 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilirsiniz.

Kaçırmayın!