Türkiye’nin odaklanması gereken 3 ana madde: Kadın, Çevre ve Çocuk

0
144

Türkiye’nin sağlam adımlarla yükselişe geçmesinin yolu, 3 ana soruna sürdürülebilir çözüm önerileri getirecek komitelerin oluşturulmasıdır. Birbirinden bağımsız projeler üretmek yerine, aynı hedefe odaklanmış, doğru kurgulanmış, markaların, kamunun ve akademik dünyanın desteklediği projeleri hayata geçirmek, dönüşümü hızlandıracaktır.


Anneleri Anlayan Marka Olmak kitabının yazarı, Türkiye’nin tek Anne Çocuk Stratejisti Esra Baykal, sürdürülebilir kalkınma planlamalarında öncelik verilmesi gereken maddelerin “ anne, çocuk ve çevre” olduğunu ifade ediyor.

Ülkenin yarısı kadın, kalan yarısını da anneler yetiştiriyor
Türkiye’nin ana problemi ekonomiden ziyade entelektüel sermayesinin gelişmemesidir. Özellikle kadınların, 2021 yılına gelmemize rağmen eğitim hayatlarını tamamlayıp, iş hayatına atılma oranları ülkemizde ne yazık ki oldukça düşük. Kadının eğitiminin desteklenmesi ve ekonomik sisteme katılımı, kadının dönüşmesinin ana unsurudur. Kendini güçlü hisseden kadın, yetiştirdiği bireye de vizyon ve hedef katma gücünü kendisinde buluyor. Ancak, Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizlik Raporu’nda ise Türkiye, 145 ülke arasında 130’uncu sırada. Uzmanlar, kızların okullaşma oranının artırılması için hükümet ve sivil toplum kuruluşları (STK) eliyle yapılan projelerin olumlu sonuç verdiğini ancak kızların eğitime erişim oranında yaşanan artışın, belli bölgelerle sınırlı olduğunu belirtiyor.
Türkiye’deki kadınların %70’i ev kadını, ekonomik destekten uzak yaşayan kadınlar, kısıtlı çevreleri içerisinde kısıtlı beyinler yetiştirebiliyor.
Oysa ki gelecek sadece yabancı dil becerileri, matematik, fen zekası üzerine kurulu değildir. Gelişen teknoloji orta vadede yabancı kısıtını ortadan kaldırıp, belli meslek kollarını da yok edecektir. Bu noktada önümüze 2 seçenek çıkıyor, yeni oluşan ihtiyaçlara yönelik teknolojik icatlar yapmak veya bunları tasarlamak. Her ikisi için de entelektüel bir bakış açısı şart. Annelerin ve çocukların eğitim seviyelerini daha üst seviyeye çıkarmak STK’lar kadar kamu, markalar, akademik dünyanın da desteğini gerektirmektedir.

Pandeminin yarattığı dijital dönüşüm fırsata çevrilmelidir
Esra Baykal, Pandemi ile daha fazla dijitalleşen eğitim platformlarının gelecek dönemlerde de desteklenmesi, alt yapı çalışmalarının güçlendirilmesi ve teknik eksikliklerin el birliği ile ortadan kaldırılarak, evde dahi olsa bireyin entelektüel gelişimine destek verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Esra Baykal, “Sanat, tasarım, kodlama, bu 3 alan anne ve çocuğun hem birlikte kaliteli zaman geçirmesini hem de bireysel olarak yetkinleşip, geleceğe yatırım yapmasını sağlayan alanlardır. Anneyi sürece dahil etmek, onun heyecanı ve disiplini ile çocuğun gelişimi desteklemek, buradan çıkacak fikirlerin özel sektör desteği ile hayata geçirilmesini sağlamak, sadece bireye değil ülkemize de yatırımdır.” diyerek bireyin kendisini keşfetme yolculuğunda markaların da katkı sunması gerekliliğini belirtmiştir.

Deneyerek, keşfederek öğrenilen bilgi, kalıcı olmaktadır
Esra Baykal, eğitim sistemleri içerisinde merak duygusunu tetikleyecek içerikler ne yazık ki oldukça az olduğunu, ezbere dayalı eğitim, üretmeyi kısıtlamaktadır, annenin heyecanını bu anlamda tetiklemeden, çocuğun geleceğe merak ve keşfetme duygusu ile bakmasını beklememiz gerektiğini ifade etmiştir. STEM eğitimlerinin dünyanın 10 yıldır gündeminde olduğunu belirten Esra Baykal, her gün bireyin kapısından giren markaların, kurumsal sosyal sorumluluk projelerine daha ağırlık vererek, anne ve çocuk gelişimine destek vermesini gerektiğini belirtmiştir.

Kurumsal sosyal sorumlulukta kadınların ve gençlerin hassasiyetleri daha yüksek!
Ailesine sahip çıkma içgüdüsü kadar, yaşadığı ekosistemi de düzenli ve sağlıklı tutma güdüsü kadınlarda daha yüksek. Bir davayı, hedefi sahiplenip, bunun için çaba harcayan kadınlar, bu bilinci çocuklarına da vermektedir.
Sürdürülebilir kalkınma konusunda adımları sadece kamudan beklenmemesi gerektiğini belirten Esra Baykal, “Gençler, toplumdan aldığını topluma veren markalara daha çok önem veriyor. Millennialls’ların %74’ü markaların bu sosyal sorumluluk yapması gerektiğini düşünüyor. Dünyanın kötüye giden ekosistemi için tarım, gençler, eğitim konularında adımlar atmasını önemsiyor.” dedi.
“Geri dönüşüm, sürdürülebilir tarım, atık azaltma konularında markaların başlattıkları projeleri daha geniş ölçekli farkındalık ve bilinç geliştirme projeleri ile halka indirmeleri gereklidir. Kadın ve çocuk bilinçlendikçe, ülkelerin refah ve kalkınma seviyeleri de güçleniyor” diyen Esra Baykal, akademik içeriklerle desteklenmiş, geniş kitlelere ulaşacak projelerin çoğalmasını gerektiğini ifade etmiştir.

Ekonomik belirsizliğe rağmen annenin birleştirici gücü daha da ön plana çıktı.
Esra Baykal, “Google Trendlerine baktığımızda Türkiye, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde “çocuklar için eğlenceli oyun,içerik,oyuncak, zaman geçirme” aramaları ciddi oranda yükseliş yaşadı. Çoğunlukla annelerin önderliğinde ilerleyen bu aramalar, “çocuklarını en yakın arkadaşları olarak gören annelerin” biricik varlıkları ile daha kaliteli zaman geçirme motivasyonlarından kaynaklanmaktadır.” diye belirtirken, çocuklarının eğitimden geri kaldığını düşünen pek çok anne, online kaynaklar kadar, YouTube videolarına, kaynak kitapları e-ticaret sitelerinden almaya da yöneldiğini de vurgulamıştır.
“1500 anne ile gerçekleştirdiğimiz araştırma bize annelerin %84 oranında çocukları ile ilgili sorunlara internetten çare aradığını göstermektedir.” Bu da online eğitim platformlarının daha fazla gelişmesi, daha geniş kitlelere ulaşması için yatırımlar yapılması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Kadınlar psikolojik destek bekliyor!
“Çocukların yaşı ilerledikçe seçimleri, beklentileri, alışveriş alışkanlıkları da değişmektedir. Anneler bu değişimleri yönetmekte Pandemi öncesinde zorlanırken, daha fazla dijitalleşen dünya içerisinde yollarını iyice kaybetmeye başladılar.” diye ifade eden Esra Baykal, “Çocukların yaş krizlerinden, ergenlik dönemlerine, okul seçim dönemlerinden, eğitimleri tamamlanana kadar annenin de çocuklar kadar yönlendirilmeye, eğitilmeye ve hatta psikolojik desteğe ihtiyaçları var!” dedi.
Yaptığımız araştırmalarda “Bir markanın size hangi konuda destek olmasını beklersiniz diye sorduğumuzda en sık aldığımız yanıt eğitim ve psikolojik destek oldu” diyen Esra Baykal, “ Bu da bize giderek karamsar bakan annenin, bir an önce ayağa kalkmaya ihtiyaç duyduğunu göstermiştir” dedi.
Kitabının giriş cümlesini özellikle vurgulamak isteyen Esra Baykal, Anneleri Anlayan Marka Olmak kitabına şu sözlerle başlıyor: “Bir ülkenin yarısını ayaklarından toprağa zincirliyorsunuz ve ülkenin kalan kısmı ile göklere yükselmesini bekliyorsunuz.”
“Bunun mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle çevre, çocuk ve anneye yapılan yatırımların çoğalarak büyümesini diliyorum, kadın dönüşürse dünya çok daha güzel ve yaşanılır bir yer olacaktır.”